International Superstar Soccer 64, 25 yıl aradan sonra nostaljiyle başlayan deneyimi, günümüzde yeni bir tutkuyla sürdürmeye devam ediyor. Oyunun özgün yorumculuğu ve oyun mekanikleri, klasik futbol simülasyonları arasında ayrı bir yere sahip olmaya devam ediyor. Oyuncunun İngiltere adına Arjantin’e attığı gol, oyunun sunduğu detaylı futbol dinamiklerinin ve heyecanının somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Golün başlangıcı, orta sahada gerçekleşen güçlü bir müdahaleyle şekilleniyor. Orta saha oyuncusu Platt, rakibinden topu temizleyip sağ kanada hızlı bir pas gönderiyor. Bu pas, oyuncunun kullandığı özel 4-2-4 formasyonunun avantajlarını gösteriyor. Sağ kanattan hızla ilerleyen Charlton, bir savunmacıyı geçip içeri katılıyor, ardından ceza sahasına ortasını yapıyor. Top, kalecinin uzanamadığı bir noktaya kıvrılarak Keegan’ın önüne düşüyor. Keegan, yükseldiği kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturuyor.
Oyun içi yorumcu, gol anında “Goal! Ah, Goal! Goaaaaaaaaaaaaaaaaaaal!” ifadeleriyle coşkulu bir şekilde golü duyuruyor. Bu anlatım, oyunun maç atmosferini yansıtma çabasının önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor.
International Superstar Soccer 64, futbol simülasyonlarında nadiren yakalanan bir oynanış akıcılığı sunuyor. Oyunda yapılan kayarak müdahaleler, gerçek maçlardaki panik anlarını ve son anda yapılan kritik müdahaleleri başarılı şekilde yansıtıyor. Topun kaleciden, direkten ya da savunmacıdan sekme efektleri, oyunun heyecanını artıran detaylar arasında yer alıyor.
Pas sisteminde ise oyunun ilerleyen yıllarda Pro Evolution Soccer’a dönüşecek serinin kökleri hissediliyor. Paslar, hedeflenen noktaya hızlı ve güçlü şekilde gönderiliyor ancak bazen rakip oyuncuya isabet edebiliyor. Bu durum, oyunun gerçekçilikten çok eğlenceyi ön planda tutan yapısını gösteriyor. Oyuncular, orta saha ve kanatlardaki hareketlerini iyi planlayarak başarılı ataklar geliştirebiliyor.
Kanat oyuncusu Charlton’un hareketleri, oyunda hız ve yön değiştirme mekaniğinin nasıl işlediğini ortaya koyuyor. Sprint eden futbolcunun ani yön değişikliklerinde momentumunu koruyamaması, oyuncuların doğru zamanda hız kesip yön değiştirmesini gerektiriyor. Bu da oyuna taktiksel bir derinlik katıyor.
Oyunda şutlar, özellikle kafa vuruşları oldukça etkileyici. Kafa vuruşları yüksek hızda ve sertlikte gerçekleşiyor. Oyuncu, şut tuşuna ne kadar uzun basarsa topun yüksekliği ve hata payı artıyor. Kaleciler ise yüksek zorluk seviyelerinde neredeyse tüm kaleyi kapatacak şekilde hareket ediyor. Onları yanıltmak için oyuncular, topu kalecinin başlangıç pozisyonundan uzaklaştırmak üzere kıvrımlı ortalar yapabiliyor veya kaleciyi sürükleyerek boş alan yaratabiliyorlar.
Oyuncunun golü attığı an, yorumcunun “A vital goal for… ENGLAND!” sözleriyle taçlandırılıyor. Golün ardından ekranda büyük altın harflerle “GOAL” yazısı beliriyor ve oyuncuların sevinç hareketleri ekranda gösteriliyor.
ISS64, bazı yönlerden günümüz standartlarına göre eksiklikler içeriyor. Uzatma süresi çok uzun sürerken, genellikle oyun sonunda topun açık kaleye düşmesiyle sonuçlanması oyunun yapısal zayıflıklarından biri olarak görülüyor. Defansif anlamda oyuncuların baskı veya markaj yapmalarını sağlayan özel tuşların olmaması, savunmada açıklar yaratıyor ve rakip oyuncuların kolayca geçiş yapmasına olanak tanıyor.
Paslaşma sistemindeki “one-two” hareketleri için ayrılmış tuşun etkisizliği ve kalecilerin aşırı güçlü refleksleri, oyunun tekrar eden ve kolayca sömürülebilen taktiklere kapı açıyor. Özellikle kalecilerin “Saturday Night Fever” dans figürünü andıran kurtarış animasyonu, yakın mesafedeki şutları engellemede çok etkili oluyor. Uzun mesafe şutları ise ancak ceza sahasının yanından koşarak çekildiğinde gol olabiliyor.
ISS64, futbol simülasyonlarının gelişiminde önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. Oyunun sunduğu paslaşma ve top sürme dinamikleri, sonraki yıllarda Pro Evolution Soccer serisinin temelini oluşturdu. Oyunun grafikleri, kontrol mekanizmaları ve 4 oyuncuya kadar çoklu oyun desteği, 64-bit oyun konsolu döneminde öne çıkan özellikler arasında yer aldı.
Eleştirmen Peer Schneider, oyunu “Konami’nin SNES dönemindeki futbol oyunlarını birçok açıdan aşan” olarak tanımlamış; grafikler, oynanış kontrolleri ve “ilham verici özellikler” sayesinde ISS64’ü “en çok yönlü futbol oyunlarından biri” olarak değerlendirmiştir.
Oyunun serbest vuruş antrenman modu, oyunculara farklı açılardan topu kaleye gönderme ve eğim verme imkanı sunuyor. Antrenman sırasında müzikler değişiyor ve nostaljik bir atmosfer yaratılıyor. Oyuncular, bu modda kafa vuruşları, voleler ve bisiklet vuruşları gibi çeşitli şut tekniklerini deneyebiliyorlar. Bu pratikler, oyunun ne denli eğlenceli ve esnek bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Oyunun yorumcusu, 25 yıl önceki deneyimimi anımsatan ve oyunun havasını taşıyan, coşkulu ve tutkulu bir ses tonu ile her anın önemini vurguluyor. Her gol sonrası “Incredible comeback!”, “That must be the winning goal!” ve “and the gap has widened!” gibi ifadeler maçın içindeki momentum değişimlerini güçlendiriyor. Bu canlı anlatım, oyunun oynanışını daha sürükleyici kılıyor.
ISS64’ün oynanışındaki birçok mekanik, günümüz futbol oyunlarından farklı olarak eğlenceyi ön planda tutuyor. Kayarak müdahaleler oyunculara mümkün olmayan kurtarışlar yapma imkanı tanıyor ve topun kaleciden, direkten ya da savunmacıdan sekmesi maçlara heyecan katıyor. Paslar bazen fazla sert ve direkt olarak rakip oyunculara gidebiliyor, ancak doğru zamanlama ve oyuncu yerleşimiyle başarılı ataklar yapılabiliyor.
Yetenek hareketleri görsel olarak etkileyici olsa da oyunun oynanışında çok etkili değiller. Basit bir yön değiştirme, savunmacının önünde kolayca etkili olabiliyor. Sprint eden oyuncunun momentumunu koruyamaması, oyuncuların hızlarını ve yönlerini dikkatli yönetmesini gerektiriyor. Bu da oyuna taktiksel derinlik kazandırıyor.
Crosslar hassas bir şekilde yapılmalı; ideal güç aralığı dar ve görsel gösterge yok, bu yüzden oyuncular crossu hislerine göre ayarlamak zorunda kalıyor. Topa eğim vermek için cross sonrası kontrol çubuğunun serbest bırakılması ve yönlendirilerek topa sapan hareketi verilmesi gerekiyor. Bu karmaşık kontroller, özellikle N64 kontrolcüsünün tek ve hassas olmayan çubuğuyla zorlayıcı olabiliyor, ancak başarıldığında büyük bir tatmin sağlıyor.
Serbest vuruş antrenman modu, oyunculara farklı açı ve güçlerde topu kaleye gönderme imkanı tanıyor. Burada kafa vuruşları, voleler ve bisiklet vuruşları gibi çeşitli şut teknikleri deneyebiliyor. Antrenman sırasında çalan hafif ve neşeli müzik, nostaljik bir atmosfer yaratıyor. Bu modda topa uygulanan güç ve eğim ayarları ustalıkla yapılabiliyor, bu da oyunun eğlenceli ve esnek yapısını gösteriyor.
Uzun süre oynadığınızda, ISS64’ün 70 maçlık World League turnuvasında ilerlemek ve en zor zorlukta oyunun World Cup modunu kazanmak mümkün oluyor. Bu da oyunun zorluk seviyesi ve derinliğinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
ISS64, teknik olarak günümüz standartlarının gerisinde kalsa da, sunduğu oyun zevki ve özgünlüğüyle futbol simülasyonları tarihindeki yerini koruyor. Oyunun canlı ve coşkulu yorumcusu, detaylı paslaşma sistemi, gerçekçi top sürme dinamikleri ve heyecan verici gol anları, oyunculara unutulmaz anlar yaşatıyor. 25 yıl önceki bir deneyimin, günümüzde yeniden keşfedilmesiyle oyun, futbol tutkunları için zamansız bir klasik haline geliyor.
Haberin Editörü: Emrah ALADAĞ