Cumartesi, 20 Haziran Son Dakika
İzmir 34°C
© 2026 9SN - Son Dakika Haberleri Saniye de Takip Et
Haber Yazılımı: Aladağ Bilişim

Zürih Üniversitesi: 6 Bin Kişilik Araştırmada Erkeklerin %20’si Yüksek “M Faktörü” Taşıyor

Zürih Üniversitesi öncülüğünde 6 bin kişiyle yapılan araştırmada erkeklerin yüzde 20'si yüksek M Faktörü seviyesine sahip, genç erkeklerde oran üçte bire çıkıyor.

Yayınlanma
3 Dk Okuma Süresi

Zürih Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırma, kadın düşmanlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı duyulan öfkenin temelinde yatan psikolojik faktörü "M Faktörü" olarak tanımladı. Çalışmaya 18-64 yaş arasında 6 binden fazla kişi katıldı. Sonuçlara göre, erkeklerin yüzde 20'si ve kadınların yüzde 7'si yüksek M Faktörü seviyesine sahip. Bu oran, 18-24 yaş arasındaki erkeklerde her üç kişiden birine denk geliyor.

M Faktörü ve Toplumsal Dinamikler

Projenin başındaki isim olan Dr. Denis Ribeaud, bu psikolojik yapının temelinde, geleneksel erkeklik algısının küresel ölçekte tehdit altında olduğuna dair güçlü bir inanç olduğunu belirtti. Araştırma, cinsel azınlıklara yönelik nefret ile kadın-erkek eşitliğine karşı duyulan öfkenin birbirinden bağımsız olmayıp aynı zihniyet kökünden beslendiğini ortaya koydu. Bu olumsuz tutumların, marjinal bir grubun görüşü olmaktan çok, toplumun merkezine kadar yayıldığı vurgulandı.

Ekonomik ve Sosyal Koşulların Etkisi

Katılımcıların aile ilişkileri, sosyal hayatları ve geçmiş deneyimleri incelendiğinde, M Faktörü'nün sadece cinsiyetle açıklanamayacağı, ekonomik ve sosyal koşullarla da sıkı sıkıya bağlı olduğu görüldü. Eğitim seviyesi azaldıkça, mesleki güvencesizlik arttıkça ve gelir düzeyi düştükçe erkeklerin bu sendroma yakalanma riski ciddi oranda yükseliyor. Buna karşın, refah düzeyi yükselen ve geleceğe umutla bakan bireylerde risk hızla azalıyor. Geleneksel aile modelleri, özellikle erkeğin tek geçindirici olduğu ve kadının sadece ev işlerinden sorumlu tutulduğu yapılar bu fikri yapıyı besleyen en uygun zemini sunuyor.

Şiddet Döngüsü ve Dijital Etkiler

Yüksek M Faktörü skoruna sahip kişilerin, partnerlerine yönelik şiddet uygulamaya eğilimli oldukları gibi, kendilerinin de hayatlarının bir döneminde şiddete maruz kaldığı tespit edildi. Dr. Ribeaud, partnerini kontrol etmeyi hak gören bireylerin bu karanlık döngünün her iki tarafında da yer almasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. Ayrıca, bu kişilerin internet ortamında kendilerini "incel" olarak tanımlama, yoğun pornografik içerik tüketme ve cinsel hizmet arayışına girme oranlarının normal popülasyona göre çok daha yüksek olduğu belirtildi. İngiltere’de 11-14 yaşlarındaki 500 erkek çocuğunun dijital alışkanlıkları incelendiğinde, çocukların internette ortalama 18 dakika içinde kadın düşmanı içeriklerle karşılaştığı belirlendi. Genç zihinler, sosyal medya algoritmalarının yönlendirmesiyle platformu açar açmaz zararlı fikirlerin bombardımanına uğruyor, bu da tehlikeli sendromun çocuk yaşta filizlenmesine yol açıyor.

Önerilen Çözümler ve Eğitim Reformu

Uzmanlar, bu olumsuz gidişatı durdurmak için eğitim sisteminde köklü reformların yapılması gerektiğini vurguluyor. Araştırmacılardan Markus Theunert, çocuklara dayatılan tek bir doğru erkeklik modeli olmadığını, bu kavramın esneyebileceğini ve bir erkeğin yaşamında çok farklı roller üstlenebileceğini anlatmanın önemine dikkat çekti.

Haberin Editörü: Emre ALADAĞ