Kuantum bilgisayar teknolojilerinde öncü şirketlerden Quantinuum, Helios adını verdiği yeni nesil kuantum bilgisayarı ile sektörde çıtayı yükseltti. Yeni sistem, performans, doğruluk ve ölçeklenebilirlik açısından önemli gelişmeler sunuyor.
Quantinuum'dan Kuantum Bilgisayarında Yeni Dönem: Helios
Quantinuum'un önceki modeli H2 üzerine inşa edilen Helios, kübit sayısını neredeyse iki katına çıkararak kuantum bilişiminde önemli bir başarıya imza attı. Şirket, bu yeni sistemi "teknolojik bir mucize" olarak tanımlarken, ticari kuantum bilişiminde devrim niteliğinde bir adım olarak değerlendiriyor.
Helios, 98 adet tamamen bağlantılı kübit ile şimdiye kadar raporlanan en yüksek doğruluğa ulaşarak dikkat çekiyor. Quantinuum CEO'su Dr. Rajeeb Hazra, cihazın donanım ve yazılımın mükemmel birleşimiyle oluşturulduğunu ve benzersiz bir keşif platformu sunduğunu belirtiyor.
Helios'un Teknik Özellikleri ve Avantajları
Yeni sistem, kuantum programlamayı klasik bilgisayar kullanımına daha da yaklaştırmak amacıyla tasarlandı. Quantinuum'un erken erişim programına dahil olan SoftBank ve JPMorgan Chase gibi büyük şirketler, Helios üzerinde ticari düzeyde araştırmalar yürütüyor.
Helios ayrıca, yüksek sıcaklıkta süperiletkenlik ve kuantum manyetizması gibi karmaşık fiziksel olayların simülasyonunda da kullanılıyor. Sistem, Quantinuum'un bulut platformu üzerinden veya yerinde kurulum seçeneğiyle sunulmakta olup, Nvidia GB200 yongalarıyla entegrasyon olanağı da sağlıyor.
Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarlardan farklı olarak veriyi 0 ve 1 yerine birden fazla durumda bulunabilen kübitler aracılığıyla işler. Bu sayede aynı anda çok sayıda olasılığı değerlendirerek hesaplamaları önemli ölçüde hızlandırır. Ancak bu yüksek hassasiyet, sistemleri hatalara karşı daha duyarlı hale getirir. Quantinuum'un verilerine göre Helios, tek kübitte %99,9975 ve iki kübitte %99,921 kapı doğruluğu sunuyor. Bu oranlar, ticari bir sistemde elde edilen en yüksek değerler olarak öne çıkıyor.
Kuantum Üstünlüğü ve Gelecek Vizyonu
Helios, Google'ın kuantum üstünlüğünü kanıtlamak için kullandığı Random Circuit Sampling (RCS) testlerinde, klasik süper bilgisayarların başaramayacağı sonuçlar elde etti. Quantinuum'a göre, bu performansı klasik bir bilgisayarla eşlemek için Güneş'ten veya evrendeki tüm yıldızların toplamından daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulurken, Helios bu işlemi tek bir veri merkezi rafının enerji tüketimiyle gerçekleştirdi.
Sistem, önceki modellerde kullanılan iterbiyum iyonları yerine baryum iyonlarına geçerek mimarisinde önemli bir değişikliğe gitti. Morötesi yerine görünür ışık lazerlerinin kullanılması maliyetleri düşürürken, güvenilirliği de artırdı. Baryum iyonları, atomik düzeydeki belirli hata türlerini tespit edebilme özelliği sayesinde işlem kalitesini yükseltiyor.
Helios, 98 fiziksel kübitin 94'ünü mantıksal kübitlere dönüştürerek bunları tamamen dolanık hale getiriyor. Bu yapı, şimdiye kadar oluşturulmuş en büyük GHZ durumlarından biri olarak kayıtlara geçti. Quantinuum'un geliştirdiği Iceberg kodlaması üzerine inşa edilen bu mantıksal kübitler, hatasızlığa yakın bir doğruluk seviyesine ulaşarak fiziksel kübitlerden daha yüksek bir performans sergiliyor.
Şirketin yol haritasında kritik bir adım olan Helios, yakın gelecekte 96 kübitin 1000'den fazla kübite ölçeklenmesinin önünü açacak. Bu ölçek sayesinde, hatalara karşı çok daha toleranslı bir sistem ortaya çıkması hedefleniyor.
Kaynak: DonanımHaber / Metin AKPINAR
Editör: Emre ALADAĞ
Emre ALADAĞ; siyaset, teknoloji ve ekonomi başta olmak üzere gündemdeki gelişmeleri tarafsızlık ilkesi ve teyitli veri odaklı yaklaşımla analiz eden deneyimli bir haber editörüdür.